Orhan Gazi ve Sığırlık Merası Yörükleri

Gazetemizin kurucusu ve Devri Alem tv program yapımcısı İsmail Kahraman’ın 2018 yılında yazmış olduğu makaleyi sizlere sunuyoruz.

https://www.youtube.com/watch?v=MSlfXMTgaik&t=3s

Gebze Bölgesi, Orhan Gazi tarafından fethedilmişti. Osmanlı ile Bizans arasında geçen ve Maltepe savaşları olarak bilinen Palekanon Savaşı’nın bazı tarihi kaynaklarda Çayırova ile Gebze Eskihisar arasında ki bölgede gerçekleştiği, Eskihisar Kalesi’nin fethedilerek bölgenin Osmanlı toprağına katıldığı bilinmekte.
Orhan Gazi’nin bölgeyi fethetmesinden sonra Türk-İslam medeniyeti bölgede hızla gelişmeye başlamış, öncelikle Sığırlık merası vakıf haline getirilerek Yörüklerin yerleşimine açılmıştır. Bölgede ilk kez Türkleşme Sığırlık merası Yörükleriyle başlamıştır. Sığırlık Merasının daha sonra bir hanım Sultan tarafından vakıf haline getirildiği, bu bölgenin tümüyle Vakıf malı olduğu bilinmekte.
Buradan Vakıflar genel Müdürlüğü yetkililerini göreve davet etmek istiyorum. Gebze’nin fethinden sonra kurulan Vakıflardan birisi Sığırlık merası Vakfıdır. Başta Sığırlık merası olmak üzere Orhan gazi tarafından bölgede kurulan Vakıflar araştırılmalı, Gebze Bölgesinde kurulan Tüm Osmanlı Vakıflarının malları tek tek tespit edilerek aslına uygun hale getirilmelidir.
Gebze Bölgesi’nin ilk yerleşimcileri Sığırlık merası Yörükleri olduğu bilinmekte ama bu konuda maalesef ciddi bir araştırma yapılamamıştır. Bazı tarihi kaynaklarda bugün Antalya’nın önemli turizm kentlerinden birisi olan Gebiz bölgesi, Gebze’den giden Yörükler tarafından kurulduğu bilinmekte. Bu konuda sürekli araştırmalar ve çalışmalar yapmakta, kamuoyunu bilgilendirerek Sığırlık merasında ki Yörüklerin hak ve hukukunu aramaktayız. Gebze Bölgesi’nde ki Sığırlık merası yörüklerinin orhan Gazi tarafından nasıl bu bölgeye getirildiğiyle ilgili Oğuz Boyları Konfederasyonu Başkanı sayın Mehmet Özer beyin özel olarak bize verdiği yazdı bir tarihi belge olarak buradan sizlerle paylaşıyorum. Sığırlık merasında ki vakıf arazileri başta olmak üzere Gebze Bölgesi’nde ki tüm vakıf mallarının işgalden kurtarılıp asıl amacına hizmet eder hale getirilmesine ilgili ve yetkililerden bekliyoruz.

YÖRÜKLER VE MANAVLARIN KOCAELİ’YE GELİŞLERİNİN TARİHÇESİ!
1326 yılında Sultan Orhan döneminde Bursa alınır ve Osmanlı’nın başkenti yapılır. Bursa’nın alınmasından sonra Sultan Orhan kurmaylarını toplar ve hedef gösterir: İzmit ve çevresi alınmalı ve İstanbul’a yaklaşılmalıdır. Toplantıda bulunanlar daha sonra Gemlik’ten İzmit Körfezi’ne kadar tüm şehirleri fethederek Marmara Körfezi’nin Osmanlı’nın olduğu mesajını verir. Öbür taraftan Akçakoca/Kocaeli, Sapanca, Adapazarı, Karasu, Kocaali, Kefken, Kandıra ve Kaynarca’da fethedilmiştir. Kara Abdurrahman tarafından Pendik ve Kartal’a kadar bölge fethedilerek İzmir çevresi Müslüman Türkler tarafından sarıldı. Hatta Akçakocaoğlu İlyas Beyi Gebze ve civarına gönderdi ve Oğlu İlyas’da buraları Osmanlı topraklarına kattı.

Kısaca 1326’dan 1340 yıllarına kadar bu fethedilen yerlere Türkler, Oğuzların kayı boyu olan Türkmenler yerleşmeye başladı. İlk yerleşimler Mollafenari, Karamürsel, Ahçathalıdere, Ilaşlı Örcün Köyü, Suadiye, Arman, Akçakese Kaynarca, Kaymas ve Kandıra gibi yerlere oldu.
Fetih sırası İzmit’e geldi. İzmit’in fethi de Tarih kitaplarında 1332 veya 1336 yazmaktadır. Kocaeli yarımadası dediğimiz ve bölgenin Türkmenleşmesi böylece tamamlanmış oldu. Tabi bu arada söylemeye gerek yok Taşköprü ve civarı bölgelerde fethedilmiş oldu.
O gün Türkmen Yörük boyları olan ilk yerleşimciler daha sonra Ermeni ve Rumların yerleşik Türkmenlere sebze ve meyvecilik yaptıkları Osmanlı Payitahtına götürdükleri için sizler, “Osmanlı’nın manavsınız.”demişlerdir. Bu halk manav ismiyle anılır olmuştur.

Daha sonra Ege, Akdeniz ve Marmara Orta Anadolu Bölgesi’nden gelen Oğuz Türkmen aşiretleri, bugün yörük olarak tanımladığımız bu insanlar Gebze civarı özellikle Sığırlık, Çenedağı, Derince, Hereke, kandıra, Kefken, Babalı, Kaynarca, Denizli Köyü, Karasu, Akçakoca, Şile, Ağva, Bağırsanlı kısaca sahil kesimlerine yerleştiler. Önceden gelen yörükler, manavlarla bir ve beraber oldular. Tabi ki bu arada 1877-1878 Osmanlı-Rus harbi sonunda, Kocaeli özellikle Balkanlardan çok miktarda göç aldı.



  • Related Posts

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a geçmiş olsun telefonu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçirdiği rahatsızlığın ardından tedavi sürecini tamamlayarak taburcu edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

    Devamını Oku

    15 Temmuz’un hafızası Ankara Kulisi’nde ele alındı

    Çay TV ekranlarında yayınlanan “Ankara Kulisi” programı, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla özel bir yayınla izleyicilerle buluştu.

    Devamını Oku

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Yazar : İsmail Kahraman

    Tuna’nın İzinde: Medeniyetleri Birleştiren Nehir

    Tuna’nın İzinde: Medeniyetleri Birleştiren Nehir

    MODERN İPEK YOLU TURU’NDA BELGESEL TADINDA GAZETECİLİK HATIRALARIM

    Yunanistan’da Türk-İslam Medeniyeti

    Yunanistan’da Türk-İslam Medeniyeti

    Harşit ve Kop Dağları’nın Tarihi Önemi

    Harşit ve Kop Dağları’nın Tarihi Önemi

    İhsan Dede’den İlhami Aktaş’a: Valilerle Gazetecilik Hatıralarım

    İhsan Dede’den İlhami Aktaş’a: Valilerle Gazetecilik Hatıralarım

    22 Gün 22 Gece: Dirilişin Adı Sakarya

    22 Gün 22 Gece: Dirilişin Adı Sakarya

    Kitapların izinde Kocaeli’yi adım adım keşfettiler

    Kitapların izinde Kocaeli’yi adım adım keşfettiler

    Anadolu: Medeniyetlerin İzinde Eşsiz Bir Yolculuk

    Anadolu: Medeniyetlerin İzinde Eşsiz Bir Yolculuk

    Darıca’da kitap yolculuğu başladı

    Darıca’da kitap yolculuğu başladı

    Marka Şehir KOCAELİ – Tarih Kültür ve Turizm Rehberi kitabı

    Marka Şehir KOCAELİ – Tarih Kültür ve Turizm Rehberi kitabı

    Kocaeli’nin Sanayi ve Kültür Mirası Sanayi Tarihine Işık Tutuyor

    Kocaeli’nin Sanayi ve Kültür Mirası Sanayi Tarihine Işık Tutuyor