BABAMLA ÇOCUKLUK HATIRALARIM

İnsan hatıraları ile yaşar. Anılar insanı heyecanlandırıyor. Çalışma ve üretme güç ve kuvveti veriyor. Her gün yazmak gerçekten çok zor. Bazen yazmayı bırakıp köşeye çekilmeyi düşündüğümde, geçmiş gazetecilik ve belgeselcilik hatıralarımı hatırlar ve kendime gelirim. Yeniden yazmaya başlarım. Son yıllarda güncel siyasi konulardan uzak kalıcı yazılar yazmaya çalışıyorum. Güncel konular ve siyasi yazılar kalıcı olmuyor, zaman geçtikçe unutulup gidiyor. Önemli olan kalıcı iz bırakan ve geleceğe bilgi ve belge bırakan yazılar yazmak ve belgeseller çekmektir. Zaman zaman hatıralarımı yazıyorum. Gazetecilik anılarıma özel yer veriyorum. Yarım asra yaklaşan gazetecilik ve belgeselcilik, hatıralarımdan ve bana gazetecilik dersi veren babam merhum Kandazoğlu Mustafa’nın gazetecilik vasiyet ve nasihatinden birlikte çocukluk yıllarında yaşadığımız hatıraları paylaşmak istiyor önce 3 Ocak 2023’de babamın 15. vefat yılında Gebze’deki mezarı başındaki anma programını paylaşıyorum.

VEFATININ 15. YIL DÖNÜMÜNDE RAHMETLİ BABAMI MEZARI BAŞINDA KURAN OKUYARAK RAHMET MİNNET ÖZLEM SEVGİ SAYGI VE ŞÜKRANLA ANDIK

https://www.facebook.com/share/v/G8Q3Znio7FTECjrL/?mibextid=WiMSqg

3 OCAK 2009 TARİHİNDE GEBZE’DE HAKKA YÜRÜYEN VE GEBZE MEZARLIĞINDA RAHMETİ RAHMANA KAVUŞAN MERHUM BABAM MUSTAFA KAHRAMAN’IN ŞAHSINDA EBEDİYETE GÖÇEN BABALARA ALLAH CC’DAN RAHMET DİLİYORUM.

HAKKA YÜRÜYEN TÜM BABALARIN RUHU İÇİN EL FATİHA.

BABAMLA GAZETECİLİK VE BELGESELCİLİK HATIRALARIM

Gebze Gazetesi www.gebzegazetesi.com ve www.gazetegebze.com.tr ile www.gebzegazete.com da belgeselcinin not defteri köşesinde 29 Mart 2023 de yayınlanan makalemiz:

YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN

https://www.gebzegazetesi.com/m/?id=5263&t=makale

Babamla Çocukluk Anılarımız

Bugün köy hayatı ve çocukluk anıları üzerine yazacağım… Çeşmeler ve değirmenler çocukluk hayatında önemli. Çeşme başından değirmen yanına devri alem diyerek yazıma başlıyorum. Çocukluk anıları ile ilkokul ve askerlik arkadaşları unutulmaz. Çocukluk anılarımızı hatırlayıp yeniden yaşayalım.Korona vebası yüzünden ata, dede memleketime gidemedim. 1960 yılında bir Şubat günü Dikmen’de dünyaya geldim.Doğum günü dolayısı ile mesaj gönderenlere teşekkürler.

https://www.facebook.com/100004338481610/posts/1911232185698046/?d=n

Ben Köyümü Özledim

Çocukluğumu her yıl evlatlarımla köyde yeniden yaşıyordum. Köye gidemesem de köy hayatımı yaşamaya çalışıyorum. Gebze ve Kocaeli köylerinde belgesel çekiyorum.Bir fotoğraf ve video sizi alır, geçmişe götürür… Bir köy ve köylü görsem gönül telim titrer çocuklaşırım. Duygulanır, derinlere dalar, çocukluğumu yaşarım. Çocukluk yıllarımızı unutmayalım, anılarda yaşatalım… Çocukluk anıları, tarihi geçmişimizin bilgi ve belgesidir.Anılar sözlü tarihin en önemli arşiv belgesidir. Akademisyenler, sözlü tarihe önem verip kaynak kabul eder. Anılar, hatıralar, sözlü tarihin en önemli kaynağıdır. Keşke herkes anılarını yazıp, kamuoyu ile paylaşsa

Dedemin 130 Yıllık Çeşmesi

Çocukluk yıllarımda buz gibi suyundan içtiğim çeşme başı, meyvelikler, değirmen yanı deresinde yüzdüğümüz, çimdiğimiz günler…Ceviz, üzüm ve meyve ağaçlarında yediğimiz meyveler, Kandaz Değirmeni’nde mısır öğütüp eve getirdiğim anılar…Değirmenin yanında 130 yıllık tarihi Kandaz Çeşme’si, Rahmetli Kandaz Hasan Dede’min hatırası çeşme çok önemli, taş oluğunu bizzat kendisinin yaptığı asırlık çeşme.Kardeşim Haydar, çeşmeyi tamir edip videosunu yayınladı. 130 yıllık tarihi çeşmeyi birçok kez izleyip mutlu oldum.Taş oluktan akan su beni tarihi geçmişe götürdü. Rahmetli Hasan Dedem ve tüm geçmişlerimize Fatiha okudum.Rahmetli babam, halam ve amcalarımı düşündüm.Onların köyde bahçelere diktikleri meyve ağaçlarını hatırladım.Kandaz Hasan Ağa Çeşmesi https://www.facebook.com/100004338481610/posts/1917323898422208/?d=nÇeşmenin videosunu izlerken çocukluğumu yaşadım… Büyük dedemle ilgili babamdan dinlediklerimi hatırladım.Çeşme başı ve dedemin yanındaki anılarım canlandı, duygulandım…Dedemin çeşmesinin videosuna yaptığım yorumu bir kez de sizinle paylaşmak istedim.Kandazoğlu Hasan Ağa Kimdir?Giresun Espiye Soğukpınar Beldesi Karakışla Mahallesi Kandaz Hasan Değirmeni yanında Kandazoğlu Hasan Ağa Çeşme’si…Çeşme’nin taştan oyulmuş su çanağının bizzat Hasan Ağa tarafından yapıldığı söyleniyor.Doğum tarihi, 1840Vefat tarihi, 1940Mezarı Espiye Soğukpınar Beldesi Dikmen Mezarlığında, ruhu için el Fatiha…

Çeşmenin yapımında emeği geçen hayır sahibine teşekkür ederim.

Hasan Kandazoğlu Belgeselimiz

tarih çok önemli, dedelerimiz ve büyüklerimizden dinlediklerimizi derleyip, kendi anılarımızla birlikte hatıra kitabı olarak yazmalıyız. Atalarımızın anlattıkları çok değerli tarihi bilgiler…12 yıl önce 3 Ocak 2009 yılında 100 yaşında vefat eden rahmetli babam Mustafa, 24 yıl önce 85 yaşında 1997 yılında vefat eden rahmetli Halam Fadime Kahraman, 1987 yılında 80 yaşında vefat eden rahmetli Şaban Amcam ile 1981’de 85 yaşında vefat eden rahmetli amcamdan dinleyip not aldığım bilgiler ışığında, Büyük Dedem Hasan Kandazoğlu ile ilgili üç bölümlük belgesel çektim.Büyük dedem tek oğlu İbrahim’i yani benim dedemi askeri bedel ödediği halde zorunlu olmamasına rağmen Birinci Dünya Savaşı’na gönderen bir vatanperver. Dedem, savaşta şehit oldu. Büyük Dedem Hasan Ağa, torunlarını büyütüp yetiştirdi. Hasan ağa ile ilgili belgesellerimizi izleyebilirsiniz.https://m.youtube.com/watch?v=-XRzu0Ev95Qhttps://m.youtube.com/watch?v=AJLICTrM-Ww https://m.youtube.com/watch?v=rmOLjJvD94gEvet rahmetli büyük Dedem Hasan Kandazoğlu’nun şahsında son iki yüz yılın sözlü tarihi ile belgeli tarihinden ortaya çıkan bir belgesel, bu belgeselle son 200 yıllık geçmişe bilgi ve belge bırakıyor, çocukluk anılarımızı unutmadan yazalım diyorum

Baba ve annelere bir gün değil, 365 gün bile az. Bizim kültürümüzde baba ve annelere büyük değer verilmekte. Kuran’da anne ve Babaya öf demek bile yasaklanmakta. Ben babalar gününü baba memleketim Giresun’un Espiye ilçesi Soğukpınar beldesi Dikmen mahallesi Bayramoğlu nahiyesinin yaylalarındaki baba ocağında babam merhum Mustafa, annem Emine ve benim okumama vesile olan ana vekilim merhum Kandaz Kızı Fadime halamla geçirdiğimiz o güzel günleri düşünerek babalar gününü kutluyorum. Bugün 100 yaşına yaklaştığı halde, halen evlatlarını düşünen kardeşler olarak birlik ve beraberlik içinde olmamızı isteyen, köy ve yayladaki evlerimizin her yıl ocaklarını tüttürüp baba ve dede yadigarı Fındık bahçelerini bakmamızı, Fındık ocaklarını kurutmamamızı vasiyet eden Şerefoğlu Sarıkamış gazisi Mustafa Kızı anam Emine’nin kucağında baba ana ve hala ile geçen o güzel çocukluk yıllarını düşünüyorum. Ata dede mezarlarını ziyaret edip köy ve yayladaki mezarları balında Fatiha okuyorum.

BABAMLA GEÇEN 13 YIL

13 yaşına kadar birlikte çocukluk yıllarımı geçirdiğim okumak üzere köyden ayrılsam da her yıl Eğitim gördüğüm büyük şehirlerden köye gelip hasret giderdiğini birlikte büyük dedem Kandaz Hasan ağa ve Küçük dedem birinci dünya harbi şehidi İbrahim’in diktiği Fındık bahçelerin de babam Anam ve halam fındık toplarken onlardan öğrendiğim bilgileri okumamı yapıcı olup yıkıcı olmamamı isteyip vasiyet etmeleri halen kulaklarım da çınlıyor Halasız geçen 22 ve Babasız geçen 10 yılın ardından www.gebzegazetesi.com da daha önce babalar günü ile ilgili yazdığım yazıyı sizlerle paylaşıyor babalar gününü bir gün değil yılın 365 gününü babalar günü olarak kabul edip 3 evlat Sahibi bir baba ve 2 torun Sahibi dede olarak tüm babaların babalar gününü kutluyorum.

BABA OLMAK

Baba üzerine ne kadar yazı yazılıp konuşmalar yapılsa azdır. Babanın değerini ve kıymetini insanlar baba olduğu zaman ve birde babalarını kaybettiği zaman anlar. Babalar ailenin temel direği, varlık nedenidir. Baba gücün simgesi, neslin devamıdır. Babalar nasihat verir, ders verir, babalar evlatları için örnektir, kol kanattır, değim yerinde ise her şeydir. Babaları Hayatta olanlar babalarının değerini bilmez ve anlayamazlar. Babalar ebedi âleme gittikten sonra eyvah derler ve iş işten geçmiş olur. Baba ile ilgili ne söylense az. Geçtiğimiz günlerde okunmuş kitap satan bir satıcıdan satın aldığım ‘Tarih Boyunca Babaların çocuklara öğütlere’ adlı Mustafa Turan imzalı kitap gerçekten muhteşem. Kitapta peygamberlerin, ünlü düşünürlerin, yazarların, fikir adamlarının ve dünyaca tanınan edebiyatçıların çocuklarına yaptığı öğütleri içermekte. Kitabı bir çırpıda okuyup incelediğimde ne kadar güzel yazılmış bir baş ucu kitabı olduğunu anladım. Onlardan bir iki nasihati burada sizlerle paylaşmak istiyorum.

BABASIZ GEÇEN İLK YILLAR

Babalarımız en önemli değerlerimizdendir. Babaları hayatta iken yeteri kadar anlamayız. Zaman zaman da üzeriz. Babalar öldükten sonra kıymetleri anlaşılır. Her ne kadar yeteri kadar hakkını teslim edemesek de babalar ailenin direğidir. Babalar sadece ailenin direği değil her şeydir. Analarımız kadar gündemde olmasa da, Baba olmak çok büyük sorumluluk ister. Baba olmak şefkat ve sevgi ister. Babalarımız çok kıymetli varlıklardır. Babalarımızın kıymetini ancak babalarımızı kaybedince anlarız. Babalarımızın kıymetini bilelim. Babamla geçirdiğim çocukluk yıllarını daha dün gibi hatırımda. Babamın sırtında saatler süren yayla yolculuğu. Babamla ilk gittiğim şehir gezisi. Beni sevip okşaması. Sigara içtiğim için kızıp dövmesi. Babamla geçirdiğim daha nice hatıralar. Evet, babamı kaybedeli dokuz yıl oldu. Babasız yıllar benim için çok zor oldu. Babamın yokluğunu annemle gidermeye, onda o şefkati bulmaya çalıştım. Annemi sık sık ziyaret ederek baba hasretimi dindirmeye çalışıyorum. Her geziden sonra eve gitmeden anamın elini öpmeye gidip özlem gideriyorum. Hafta sonları küçük oğlumu Emirhan’ın elinden tutarak babamın ve halamın kabrine giderek Fatiha okuyup onsuz geçen ayların ne kadar zor olduğunu tekrar tekrar anlıyorum. Babamı kaybettiğimizde, yine bir yurtdışı gezisine çıkmıştım. Daha doğrusu Filistin´e yardım için Gazze’ye gitmiştim Gazze sınır kapısında bombalar altındayken haber gelmiş, apar topar Türkiye´ye dönerek Babamın cenaze namazına son anda katılmıştım. Babamı kaybettiğimde baba olmanın ne anlama geldiğini daha iyi anlamıştım. Babamla yaşadığımız hatıralar gözümde canlanmıştı. Yaz tatillerini babamla birlikte köylerde ve yaylalarda geçirerek hayat tecrübesinden yararlanıp, babamla belgesel çekmiştim. Bütün yaptıklarımız film şeridi gibi gözümün önünden geçmişti. Siz değerli okurlarıma babanızın kıymetini bilin babalarınızın hayatını kameraya kaydederek gelecek nesillere belgesel görüntüsünü aktarın. Baba ve annelerin yeri doldurulmaz. Babaları yılda bir kez değil sürekli hatırlamak hal ve hatırına sormak, vefat ettiyse mezarı başına gidip onu hayırla yâd etmek dua etmek gerekiyor. Bugün sadece bir baba değil bir dede olarak da tüm baba ve dedelerin ellerinden öpüyor. Tüm baba ve dedeleri saygıyla anıyor vefat edenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Babamla Çocukluk Hatıralarım

3 Ocak tarihi benim için çok önemlidir her yıl ocak ayının üçünde hüzünlenirim , 14 yıldır 3 Ocak geldiğin de duygusallaşıp üzülürüm.

2009 yılının 3 Ocak günü Mısır’ın başkenti Kahiredeyim, Cansuyu yardım ekibinin daveti ile Mısır’dan Filistin’e gidiyoruz. Devri Alem belgesel programımın yayınlandığı TV 5 Televizyonu adına Mısır’ın başkenti Kahiredeyiz İsrail tarafından bombalanan Filistin’in Gazze kentine tıbbi yardım malzeme götüren Cansuyu Yardım Derneği ekibinin Mısır Gazze sınırında belgeselini çekeceğiz.

Çok zor şartlar altında Süveyş kanalı ve Sina çölünü geçerek Mısır – Gazze sınırına gidip yardım malzemelerini İsrail bombardımanı altındaki Gazze’ye teslim edip devri alem belgesel programı www.devrialem.tv olarak belgesel çekimlerimizi tamamlayıp geç vakitlerde. Mısır’ın başkenti Kahire ye döndüğümde gece yarısı çoktan geçmiş takvimler 3 Ocak 2009 u gösteriyordu.

Gece yarısı kaldığım oteldeki odamın telefonu acı acı çalmaya başladı kardeşim Yunus Gebze’den arıyordu.

O gece hayatımın en acı telefonlarından birini aldım en değerli varlığım benim ilk hocam hayatı kendisinden öğrendiğim örnek insan rol modelim babam Kandazoğlu Mustafa hakka yürümüş. Onun ebedi aleme göçtüğünü öğrendiğimde dünyam yıkılmış kendimi tam bir boşlukta hissederek rahmetli babamla geçen çocukluk hatıraları bir sinema şeridi gibi gözümün önünden geçmeye başlamıştı.

Hazırlıklarımı tamamlayıp Mısır’dan geri dönmüş, Mısır’dan Gebze Mustafa Paşa Camisi’ndeki babamın cenaze namazına 3 saatte gelerek son anda yetişmiş babamı ebedi makamı mezarına bizzat kendim indirip yerleştirmiştim.

Merhum babamın hayatı çile sıkıntı içinde geçmiş. Dedem ibrahim birinci dünya savaşına gittikten 5 ay sonra şehit yetimi olarak dünyaya gelmiş kurtuluş savaşını yaşamış gözünün biri çiçek hastalığı salgınında kör olmuş ikinci dünya harbinde mecburi olarak askere gitmiş sıhhiye askeri olarak Erzincan’da vatani görevini yapmış darbeler ihtilaller yaşamış büyük sıkıntılar yaşamış düşmanlarının cinayete teşebbüs etme iftirası sonucu haksızlık İle hapisde yatmış ve davası beraatle sonuçlanmış iftira atanları Allah cc havale etmiş kendisini öldürmeye teşebbüs iftirasını atan şahıs daha sonra kendi kendini vurarak ömür boyu Topal ve engelli kalarak haksızlık iftiranın bedelini ödemiş.

Hayatı boyu haksızlık karşısında susmayan her zaman mazlumun yanında olan biz evlatlarına devlet ve milletin hizmetinde yararlı işler yapmayı öğütleyip mazlumun yanında zalimin karşısında durmayı yapıcı olup yıkıcı olmamayı vasiyet ve nasihat eden babam ilk okula 1924 yılında köyümüzde açılan okulda başlamış osmanlıca yazıları öğrenmiş harf devriminden sonra 1924 ‘ de Latince eğitim gören babam dini bütün güzel kuran okuyan türkü söyleyen şiirler yazan kendisinden çok şey öğrendiğim dolu dolu çocukluk yıllarımı birlikte yaşadığım 13 yaşında okuyup adam olsun diye beni yatılı eğitim kurumuna götürdü.

Babamla Bayram Namazı

Bayram deyince çocukluk yıllarımız gözlerimizin önüne gelmekte. Çocukluk yıllarında yaşadığımız ilk bayramlar, Silik bir resim gibi hatırladığımız mutlu çocukluk günlerimiz.Heyecandan uyuyamadığımız bayram geceleri. Sabah erkenden büyüklerimizle birlikte bayram namazına gittiğimiz o günler.. Artık hepsi mazi oldu. Çok gerilerde kaldı. O çocukluk yıllarımızda ki bayram hazırlıkları.. Daha bir ay önceden kendimizi bayrama hazırladığımız günler. Arife gecesi mısır unundan yapılan helvalar, sabah erkenden merhum babamla birlikte bayram namazına gittiğimiz çocukluk günleri. Birlikte köyümüzün tarihi ahşap camisinde kıldığım ilk bayram namazı. Namazdan sonra Babam elimden tutarak mezarlıkta atalarımızın kabirleri başında okuduğumuz Fatihalar. Babamla geçen güzel çocukluk günleri ve hatıraları üzerinden 57 yıl geçsede sanki dün gibi her şeyi hatırlıyor babamla yaşadığım çocukluk hatıralarımı tarihe not düşüp zamana noterlik yapma adına sizlerle buradan paylaşmaya devam edeceğim

 

Sarıkamış savaşı Gazi’lerinden şerefoğlu. Mustafa şagarın kızı Kandazoğlu Mudtafa Kahraman’ın eşi 90 yaşındaki Emine kahraman eski usul dokuma işleri ve Yün çorabı örmeyi anlatıyor

https://www.facebook.com/100004338481610/posts/pfbid02Q6k6nnUTPNUwM8i2XuTPCKVmALrqdJCEbVRNAN52rzPWDYgG3bJ14UHJw89DDGD4l/

Category:

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir